28 Haziran 2012 Perşembe

Müziğin yeni adresi: "MüzikDinlen"

Müzik dinle sitesi Youtube gibi çok geniş arşivli ve her türlü müziğin barındırıldığı siteler yerine sadece kaliteli ve güncel müziklerin yer aldığı müzik dinleme sitelerini tercih eden kullanıcılara kaliteli hizmet vermek amacıyla kurulmuş. Ayrıca müzik dinlerken, dinlediğiniz şarkının sözlerini de aynı sayfada okuyabilirsiniz. Kullanıcı için en iyi hizmeti sağlamak isteyen müzik dinle sitesi, hem şarkı sözü meraklılarına hem de müzik dinlemek isteyenlere hitap ediyor. Ayrıca müzik dinle bildir-kaldır yöntemini kullanarak içerik sahiplerinin haklarına saygı gösteriyor ve şarkıların asıl yayınlanma amacı da tanıtım.
Sanırız müzik dinle için bu kadar bilgi yeterlidir. Bundan gerisi kıymetli kullanıcıların takdirindedir. Buraya tıklayarak siteye ulaşabilirisiniz: müzik dinle.

20 Eylül 2008 Cumartesi

7,7 milyar ışık yılı ötede en büyük galaksi kümesi

Avrupa Astronomi Rasathanesi, 7,7 milyar ışık yılı ötede kainatın uzak köşelerinde şimdiye kadar tespit edilen en büyük galaksi kümesini buldu.


Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) açıklamasına göre, rasathane uzmanlarının "2XMM J083026 524133" adını verdiği "dev" galaksi kümesi, kainattaki karanlık enerjinin varlığına işaret ediyor olabilir.

Açıklamaya göre, kümede bin kadar büyük galaksi yer alıyor. X ışını yayan kozmik kaynakların tespiti amacıyla yürütülen çalışmalar sırasında tesadüfen tespit edilen ve daha sonra daha güçlü bir teleskopla gözlem altına alınan galaksi kümesinin, Samanyolu'dan bin kat daha büyük kütleye sahip olduğu tahmin ediliyor.

Almanya'nın Potsdam kentindeki Astrofizik Enstitüsünden Georg Lamer, galaksi kümesinin varlığının, kainatın hızlanarak mütemadiyen genişlemesinin müsebbibi sayılan karanlık enerjiyi kanıtladığını bildirdi. Lamer, yazılı açıklamasında, "Uzak evrende bu denli yoğun galaksi kümesi bulunması, ancak karanlık enerjiyle izah edilebilir..." dedi.

Astrofizikçiye göre, 7,7 milyar ışık yılı mesafedeki galaksi kümesinin büyük kısmı, 100 milyon santigrad derece sıcaklığa sahip gazlardan oluşuyor.

Bilgisayarlar "gizlice" ele geçiriliyor

İnternet ortamındaki tehditler giderek artarken, bilgisayar ağlarını ele geçiren "botnet" saldırı son dönemdeki en önemli tehdit oldu.

Çok sayıda bilgisayarın uzaktan kontrol edilmesine izin veren bir programın bulaştırıldığı ve aynı anda binlerce bilgisayarın gizlice yönetildiği ağ sistemine "botnet" adı verildiğini belirten bilişim uzmanları, bu ağı yönetmek için özel olarak tasarlanan kötü niyetli programların da "bot" olarak adlandırıldığını belirtti.
Bir botnet sahibinin, ağı oluşturan bilgisayarları dünyanın herhangi bir yerinden kontrol edebildiğine dikkat çeken uzmanlar, bu ağdaki bilgisayar sahiplerinin makinelerinin siber suçlular tarafından kullanıldığını fark etmediklerini kaydetti.
Uzmanlar, "Zombi Ağı" adı da verilen botnetlerin asıl hedefinin evlerdeki kullanılan bilgisayarlar olduğuna işaret ederek, siber suçluların böylesi bir ağa erişim sağlamak için ne uzmanlaşmış bir bilgiye ne de büyük miktarlarda bir paraya ihtiyacı olmadığının altını çizdi.

Bu konudaki hizmetlerin birçok bilgisayar korsanı tarafından küçük ücretler karşılığında sunulduğu belirten bilişim uzmanları, artık botnetlerin, internet üzerindeki yasa dışı gelirin ana kaynakları arasındadır yer aldığını ve siber suçluların elindeki en güçlü silahlardan biri olduğunu söylediler.

Güvenlik uzmanlarının ortak görüşüne göre, dünya çapında evlerde kullanılan bilgisayarlardan en az yüzde 10'u uluslararası robot ağın yani botnetin bir parçası. İnternet arama motoru "Google"un yöneticilerine göre ise şu anda 100 milyondan fazla bilgisayar, botnetlerin kontrolü altında.

Bu ağ için bir tür virüs kullanan siber suçlular, bu tehlikeli yazılımı bir "e-posta" veya "dowlond" sitelerindeki en gözde müzik, film ve program dosyalarının içine gizliyor. Hedefteki bilgisayarın kullanıcısı, söz konu "e-posta"yı açtığında veya programı indirdiğinde, anında bilgisayarına bir iki satırdan oluşan bir yazılım yükleniyor. Bu küçük ve gizli program sayesinde, hedefteki bilgisayar artık başkası tarafından yönlendirilebiliyor.

Yaklaşık 10 yıldan beri varlığı tespit edilen bu programlar, zaman içinde daha da geliştirilerek, neredeyse tespit edilemez durama gelmiş durumda. Kişisel bilgisayarları birer "zombi"ye dönüştüren "bot"lar, internet üzerinden girdiği bir ağ üzerindeki 10 binlence bilgisayara bulaşarak, onları da birer suç makinesi haline getiriyor.

Botnet'in sadece siber suçlular tarafından değil, birçok ülkenin istihbarat servisleri tarafından da kullanıldığına işaret eden bilişim uzmanları, bu sadeye "hedef" alınan bir ülkedeki on binlerce bilgisayarın ele geçirilerek, tüm kişisel kullanıcı bilgilerinin toplanmasına olanak tanıdığını vurguladı.

Kimi botnet sistemlerini yönetenlerin kontrol altına aldığı "bilgisayar ordusu" sayesinde, hükümetlerin web sitelerine saldırılar düzenlediğini ve "server"larını çökerttiğini ifade eden uzmanlar, kimi zaman da bu yöntemle büyük şirketlerin "server"larının ele geçirilerek, müşterilerine ait tüm bilgilere sahip olduklarını bildirdi.
Bilgisayar korsanları, son olarak Birleşmiş Milletler'in (BM) resmi internet sitesini bir süreliğine "hack"leyerek, web sitesine "Hey İsrail ve ABD, çocukları ve diğer insanları öldürmeyin. Barış evrenseldir. Savaşa hayır" yazdı.

Yetkililer, saldırganların ayrıca BM'nin internet sitesine de "botnet" yazılımı yüklendiğini belirterek, bu süre içinde siteye girenlerin bilgisayarlarının da "zombi"ye dönüştüğünü bildirdi.

Saldırganların yakın zamandaki kurbanlarından biri de Hindistan'daki bir banka oldu. Saldırganlar sadece bankanın bilgisayar sistemini "hack"lemekle yetinmeyip, internet sitesine giren herkesin bilgisayarlarına 3 farklı trojan yükleyerek, her birini "zombi" bilgisayar haline getirdi.

İnternette en büyük tehlikelerden biri "zararsız" görünen web sitelerinin "zararlı" yazılımlar içermesi. Şimdilik çok yaygın olmayan bu sitelere sızan bilgisayar korsanları, sisteme yerleştirdikleri tehlikeli kodlar sayesinde birçok kullanıcının bilgisayarını ele geçiriyor.

Bugüne kadar aralarından dünyanın en ünlü şirketleri veya kişilerine ait onlarca web siteleri ile online oyun portallarına sızan "hacker"lar, kimi zaman bir reklamı kimi zaman da ünlü bir kişinin resmini "yem" olarak kullanıyor. Bazı yazılımlar ise kişilerin online kimliğini ele geçirmek için programlanırken, hedeflerinde ise bankacılık ve kredi kartı bilgileri, e-posta ve oyun şifreleri bulunuyor. Bu bilgilerin karaborsada büyük bilgilere satıldığını belirten bilişim güvenliği uzmanları, 2007 yılında internet üzerinde tespit edilen zararlı program sayısının 2,2 milyondan fazla olduğununa dikkat çekiyor.

İzlemek istediğiniz film 13 dakikada cepte

Türkiye'de 3. nesil (3G) ihalesinin tamamlanmasının ardından cep telefonlarına 13 dakikada film indirilebileceği bildirildi.

Turkcell Katma Değerli Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Serdar, AA muhabirinin 3G ve mobil internet konularındaki sorularını yanıtladı.

Mobil genişbant abone sayısının çok hazlı arttığına işaret eden Serdar, dünyada 3G iletişim altyapılarının yaygınlaşması ve mobil genişbant teknolojilerini destekleyen cihazların artması ile mobil internette kullanıcı deneyiminin daha da zenginleştiğini söyledi.

Serdar, mobil hızlı internet erişimi sağlayan operatörlerin 1,5 ile 7,2 Mbps hızında hizmet sağladığını anımsatarak, söz konusu hızların her geçen gün arttığına dikkati çekti.

Turkcell'in hızının, ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından açıklanacağını ifade eden Serdar, bu hızın dünyadaki en iyi örneklerden biri olacağını bildirdi.

Serdar, "3. nesil teknolojilerde test hızları, 14,4 Mbps'a kadar çıktı, kısa bir süre sonra 28,8'i, hatta birkaç yıl sonra 100 Mbps'ları göreceğiz. Bugün için 7,2 Mbps hızıyla bir örnek verirsek, 700 MB bir DivX sinema filmini, EDGE hızıyla yaklaşık 6,5 saatte indirirken, 7,2 Mbit HSDPA ile yaklaşık 13 dakikada indirebileceğiz" dedi.

Dünyada 3G olarak adlandırılan teknolojiyi sunan operatör sayısının 200'e yaklaştığını anımsatan Serdar, "Türkiye, AB üyesi ve AB'ye aday üye olan 27 ülke arasında 3G teknolojisi olmayan tek ülke" dedi.

Serdar, Türkiye'de de bir an önce 3G lisanslarının verilmesi gerektiğine inandıklarını sözlerine ekledi.

Uzayda bir tek o yaşıyor

Dondurucu soğuk ve öldürücü ışınlar nedeniyle hiçbir canlının yaşayamadığı uzayda bir tek o yaşıyor.

Ayı kurtçuğu adlı bir canlı uzay boşluğunda 10 gün boyunca yaşamayı başardı. Kurtçuklar 10 gün sonunda tekrar dünya ortamına taşındığında, yaşamaya ve yeniden üremeye devam ettiler.

Current Biology adlı bilim dergisinde yer alan habere göre 1 milimetre büyüklüğünde olan kurtçukların uzay boşluğunda yaşamayı başarması bilimadamlarını şaşkına çevirdi.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

Nokia Jeppe ile gözünüz evde kalsın

NOKIA 'gözünüzün evden ayrılırken arkada kalmasını sağlayacak' robot geliştiriyor. Jeppe, evde yokken odaları gezip kullanıcının yönetim ekranına bilgi gönderiyor. Kullanıcı evde yokken evden yayın yapan bu robot kamera, şimdilik araştırma merkezinde testlerden geçiyor. Jeppe'ye kazandırılmak istenen özellikler ise internet üzerinden kumanda imkanı, kullanıcıların varolan 6 harekete yenilerini eklemesi ve zamanla kendi yönünü tayin etmesi, çevresinden ve diğer aygıtlardan toparladığı veriyi iletmesi.

Havaalanlarında her yıl 800 bin dizüstü unutuluyor

ABD ve Avrupa havaalanlarında her yıl 800 binden fazla dizüstü bilgisayar unutuluyor. Bilgisayarların yüzde 57'si ise geri alınmıyor..

Hareket halindeyken kullanıldıkları için çalınma, unutulma veya hasara uğrama olasılığı oldukça yüksek olan dizüstü bilgisayarların, havalimanlarında unutulma oranı giderek artıyor. İstatistiklere göre, 2007'de Avrupa ve ABD'de dizüstü bilgisayarlarını havalimanlarında unutanların sayısı 800 bini buldu. Dell için Ponemon Institute tarafından yürütülen yeni araştırma, kurum ve kuruluşlar tarafından geçtiğimiz yıl içinde satın alınan 63 milyon dizüstü bilgisayarın yüz binlercesinin kaybolduğunu ya da havalimanlarında unutulduğunu; kaybolan ve kayıp eşya bürolarına teslim edilen dizüstü bilgisayarların yüzde 57'sinin ise sahipleri tarafından geri alınmadığını gösterdi. Araştırmaya katılan profesyonellerin neredeyse yarısının dizüstü bilgisayarlarındaki gizli bilgileri kaybolma ya da çalınmaya karşı korumak için herhangi bir önlem almadığı da ortaya çıktı. Sıkça seyahat eden profesyonellerin neredeyse yarısı yanlarında, çalıştıkları şirkete ait gizli bilgiler taşıyor ve bu bilgileri korumak için herhangi bir önlem almıyor. Bu gizli bilgiler müşteriler ve tüketicilerle ilgili olabiliyor; işle ilgili gizli verileri, yazılım kodlarını, ürün özelliklerini ve ilgili fikri mülkiyet haklarını içerebiliyor. Ponemon Institute'un yürüttüğü araştırma ayrıca, EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) bölgesindeki en büyük havalimanlarından 8'inde her hafta 3 bin 300 dizüstü bilgisayarın kaybolduğunu ve kayıp eşya bürolarına teslim edilen kayıp bilgisayarların yüzde 57'sinin sahipleri tarafından alınmadığını da ortaya çıkardı. Bunun altında yatan en önemli sebeplerin başında dizüstü bilgisayarların birçoğunun dış yüzeyinde herhangi bir kimlik etiketinin yer almaması geliyor. En çok dizüstü bilgisayarın kaybolduğu ya da çalındığı 3 havalimanı listesinde haftada 900 adetle Londra Heathrow, haftada 750 adetle Amsterdam ve haftada 733 adetle Paris Charles de Gaulle yer alıyor.